YAREN FM FORUM
Duyurular: Arkadaslar Forumda ekleyeceginiz yazilarinizi Daha dikkatli olarak yerlerine ekleyiniz Lütfen.Önemle Rica olunur..
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
20 Kasım 2008, 01:41:26


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Konu: İnsan Kendinden Eminse
Konudaki Cevap Sayisi
4
Görüntülenme Sayisi
88

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İnsan Kendinden Eminse  (Okunma Sayısı 88 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
**//NaZLI//**
NaZ
Süper Moderatör
*

Karma: +3525/-8


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3620



« : 25 Ağustos 2008, 23:26:52 »

''Her insanda iyilik tohumu vardır. Bu tohumu yeşertmek gerekir" diyordu filozof...
          Duruşma başladı, Bu duruşma esnasında yargıçlar :

-"Eğer hatalı davrandığını kabul edip, tanrılarımıza inanırsan ve Tanrı'nın bir tane olduğu fikrinden vazgeçersen, aynı zamanda hatalı davrandığın için özür dilersen; belki idamdan kurtulursun! Ne diyorsun?" sözleri karşısında Sokrat'ın yüzünde pişmanlıktan en ufacık bir eser yokmuş. Gayet soğukkanlı bir şekilde konuşmuş :
Bir yargıçta bulunması gerekenler : İyi niyetle dinlemek, akıllıca karar vermek, ayık olarak düşünmek ve tarafsızca sonuca ulaşmaktır...Yargıcın erdemi doğruyu görmek, savunmanın erdemi doğruyu söylemektir...
    Salonda çıt yokmuş. Bütün gözler filozofun üzerindeyken konuşmasına devam etmiş:

            "Ben doğruluğuna inandığım hiçbir şeyden asla vazgeçmem. Mutluyum. Bilirim ki
haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır".
       Filozof, kendini suçlayanlara nüktedan konuşmalarıyla öyle güzel ders veriyormuş ki, düşmanları gülünç duruma düşüyormuş...

Karısı hapishaneye gelip:

-Ah Sokrat! Çok üzgünüm. Haksız yere idam edileceksin, deyince "Peki,
haklı yere idam edilmem sence daha iyi mi olacaktı" demiş..
            Hapishaneye ziyarete gelen öğrencilerine filozof, gayet sakin konuşmuş :

-Atinalılar beni, kendimi savunacak tarzda olmadığım için değil; pişman olduğumu söyleyip, ağlayıp sızlanmadığım için  cezalandırdı. Şeref ve haysiyetimi zedeleyecek sözler sarf etmemi kimse benden beklemesin.

            Verilen ölüm cezası karşısında Sokrat'ın öğrencileri, hocalarının kurtulması için ona, türlü kaçma planlarını teklif etseler de kabul ettirememişler.

            Karar neticesinde, kendisine sunulan baldıran otu zehrini metanetle eline alan Sokrat, ölümün soğuk nefesini hissetmeden önce korkusuzca konuşmuş:
Zenginlik ve asalet, bir şeref alâmeti değildir. İnsan kendinden eminse, her durumda şerefini korumayı bilir, buna ölüm de dahil...Ölümden korkmak, insanın bilmediği şeyi bildiğini sanmasıdır...
« Son Düzenleme: 15 Ekim 2008, 09:19:24 Gönderen: #-NaZLI-CaN-# » Moderatöre Bildir   Logged

Ne Mutlu Türküm Diyene
İsyankar***
VIP Üye
*

Karma: +4618/-6


Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1295



« Yanıtla #1 : 26 Ağustos 2008, 00:30:50 »

Nazocan ne yazıkki sokrattan bu yana bir dünya tarihi geçti ama bunu öğrenemeyenler çoğunlukta.üç günlük çıkar uğruna nelerden vaz geçiliyor.sokratı bu gün dahi konuşuyorsak işte bu meziyetinden dolayıdır.paylaşımın için teşekürler.
Moderatöre Bildir   Logged
**//NaZLI//**
NaZ
Süper Moderatör
*

Karma: +3525/-8


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3620



« Yanıtla #2 : 26 Ağustos 2008, 11:01:44 »


Nazocan ne yazıkki sokrattan bu yana bir dünya tarihi geçti ama bunu öğrenemeyenler çoğunlukta.üç günlük çıkar uğruna nelerden vaz geçiliyor.sokratı bu gün dahi konuşuyorsak işte bu meziyetinden dolayıdır.paylaşımın için teşekürler.


Evet hayatını çıkar üzerine kuran ve o çerçevede yaşayan yaşayan kişiler yaşamlarını bireysel olarak kurarlar....
Topluma, sosyal olaylara duyarsız yaşarlar ne yazık ki ..
Yorumunuz için tşk ediyorum İsyankar abim..
Saygılarrr
Moderatöre Bildir   Logged

Ne Mutlu Türküm Diyene
**//NaZLI//**
NaZ
Süper Moderatör
*

Karma: +3525/-8


Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3620



« Yanıtla #3 : 26 Ağustos 2008, 14:11:33 »

Sokrat'ın şu an aklıma bir sözü geldi: "Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir" Bu sözleri size ne anlatıyor bilmem ama anladığım hayat tecrübelerini de var sayarak bilgiye açlığını, bunda sınır olmadığını, gelen her yeni günün,anın bireye mutlaka bir şeyler katacağını ve belkide alçak gönüllü olduğunu anladım...
Ya size ne anlatıyor??
Moderatöre Bildir   Logged

Ne Mutlu Türküm Diyene
ali efter
VIP Üye
*

Karma: +2572/-3


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 913



« Yanıtla #4 : 26 Ağustos 2008, 18:23:08 »

nazo-can yaşam dediğimiz süreç bir dinamizmdir.Her an her saniye kendini yeniler.yani değişir.durağanlık denilen bir durumdan söz etmek olası değildir.Gerçi bazı felsefeciler durağanlığın göreceli olduğundan filan dem vurmaktadırlar.ama bence yanlış bir ileri sürümdür bu.durağanlık diye bir şeyden kesinlikle söz edemeyiz şayet maddi yaşam koşullarından sözediyorsak.Peki "bilgi"dediğimiz şey nedir?İsterseniz düşünelim.Bence bilginin kaynağı somut durumun bizzati kendisidir.Yeni bir durumu eski bilgi ile tanımlayamazsınız.yetersizlikler ortaya çıkar.değişen herşeyin değişimini ifade eden soyutlamaların yani bilginin üretilmesi gerekir.Sokrates o ünlü sözünü söylerken herşeyin sürekli bir devinim içerisinde olduğunu dolayısıyla bilgininde sürekli yenilendiğini ve doğal olarak bu yenilenmeye ayak uydurmanın zorlukları bulunduğunu ifade etmiştir.çünkü bildiğimiz herşey eskiyi tanımlamaktadır.dolayısıyla yetersiz kalmaktadır.selamlarımı iletiyorum.
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC | Sitemap

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM
Bu Sayfa 0.062 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu